Bu Blogda Ara

17 Eylül 2012 Pazartesi

Eylül...


   İçim buruk sesiz ve sakin. Sakinlik derecesindeki anlamsızlığı üzerime yamanmış gecenin ilk perdesi. Sesiz yol alırken o karanlık ıssız sokakta bir mum kadar zor ve yavaş aydınlatıyordu o sokak lambası. Lambanın ışığının vurduğu ağaç dallarının gölgesi dışında dikkat çekici pek bir şey yoktu aslında o sokakta. O da benim gibi içi buruk görünüyordu. Unutulmuştu!

   Asfaltındaki delik ve yıpranmış görüntü her şeyi anlatıyordu. Oldukça eski ve bakımsızdı. Neden diye sormadım hiç. Bildiğim en güzel şey değerli olanların hep unutulduğuydu. Bir çeşit yaşam kuralıdır. Yine ıssız ve sakin odamın sessizliği ile baş başa o sokaktaki ceviz ağacının yapraklarını düşünüyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder