Bu Blogda Ara

21 Eylül 2013 Cumartesi

Gün batar...

Gün batar, geriye sessizlik ay ışığı kalır.
Gün batar umutlar söner ve yeşerir.
Gün batar gençlikten bir gün daha yok olur gider.
Gün batar sönen hayatlar akan zamana inat güçlenir,
Hayaller yeniden doğar, zaman yıkamaz onları.

Ellerinde bir kelepçe, sisteme ayak uydurma peşinde koşmak kimi yormaz ki? İşte gün batarken bu yorgunluk senin omuzlarında, tarihi olmayan bir yükün ağırlı ile hayatının zevklerini içen vampir misali seni köleleştirdiği o fabrikandan bir saat geç çıkman, dişlerinde et parçaları kalmış patronlarına saatlik on dolar daha fazla kazandırabilmen için seni o dört duvar arasına hapsetti.

Zaman akıp giderken sen kişilerin şahsi zevklerine ulaşabilmeleri için bir gününü daha feda ettin. Gün çekip giderken sana kızgındı. Seni bekledi güneş batıncaya kadar ama sen gelmedin.