İnsanın yaşamındaki seçimler hakkınca bir kaç fikir karalamak istiyorum. Tüm benliğimizle özgür olduğumuzu hissetmek oldukça gurur ve güven verici duygulara sebep olurlar. Aslında özgürlük insan doğasının vazgeçilmez duygusudur. İnsan karakteri üzerinde güç kullanarak tam kontrol edebilmek, bilemiyorum ne kadar mümkündür? En uysal görünen karakterin dahi kendisine ait hareket alanına ihtiyaç duyacağı aşikârdır.
Özgürlük denince aklıma bir çok açıdan hayatı değerlendirmek geliyor, lâkin özgürlük kavramı oldukça geniş bir yelpazede değerlendirilmesi daha doğru olur. Bana göre özgürlük tam anlamıyla var olmalı. İnsanın anlayış ve kapasitesi doğrultusunda, bu kavramdan ne anlıyor ise o derece özgür olabilmeli. Tabi ki bir sınır olmadan bunu yaşamak en idealidir, fakat sizinde bildiğiniz gibi bu sınırları insan karakterinin sınırları belirler.
Yaşamış olduğumuz çevrenin özgürlük ve seçim anlayışını neredeyse her gün düşünmekteyim ve sizlere bir kaç örnek verip konuyu düşünmek üzere sizlere havale etmek istiyorum. Klasik olarak özgürlüğünüz bir başkasının yaşam alanına girdiğinde bitiyor, en azından böyle denir. Ama ne yazık ki özgürlüğün temel gereksinimlerini dahi insan oğlu kendi eliyle kurduğu idare sistemleriyle yaşayamıyor. Etrafınızda sürekli size ne yapmanız gereken sistem artıkları ve bunlardan beslenen parazitler ile boğuşuyorsunuz. Trafik tabelâlarının dahi size gitmeniz gereken yönü söylediği bir düzende az da olsa özgür hissetmek ne kadar mümkündür?
