Bu Blogda Ara

19 Kasım 2012 Pazartesi

Saygı

   Ilık sonbahar günü, kış mevsiminin ilk damlaları düşerken gökyüzünden dalgın hafif karanlık bir pazartesi günü. Sıradan ve oldukça sıkıcı diyebileceğim saatleri yaşamak bana ömrümün geçmiş günlerindeki hatıralarımı tekrar tekrar düşünmeme ve onları tekrar yaşamama sebep oluyor. Şu kısa ömrümde neler yaptığımı  hatalarımı, sevinçlerimi durmadan düşünüyorum. Bir sonuca varmak oldukça güç.
 
   Yaptığım tüm iyiliklerin karşılığını hiç bir zaman beklemedim. Beklediğim tek şey azami saygıydı. Fakat insanoğlu doğasındaki kibir ve karşı konulmaz ben merkeziyeti yüzünden bir türlü minnet duygusunun ne kadar önemli olduğunu anlayamıyor. Kendisine biçilen değer kadar hayat yaşamak nedendir bilmem bu ilkel canlının çok hoşuna gidiyor. Oysa ki hayvanlarda bile bir popülasyon içerisinde saygıyı sosyalleşerek ya da popülasyon için yaptığınız uğraşlarla kazanırsınız. Biz basit yaratıklar bunun bilincinden ziyade dünyanın sadece şahsımıza ait yörüngede döndüğünü düşünerek ne kadar büyük gaflet içine düşüyoruz.

   Toplum içindeki rolünüzü ve ileride muhtemel çocuklarınızın sizinle ne kadar gurur duyacağını siz belirliyorsunuz. Öte yandan öğrenilmemiş minnet duygusunun kibri körüklediği gibi hayatta muhtemel başarıları da törpülediğini şahsi tecrübelerimden sizlere aktarabilirim. Üstlendiğiniz rolünüzün hakkını vermek için bir tiyatro oyuncusu titizliğinde hayatınıza devam etmenizde yarar var lakin bu basit canlının yaşam enerjisi etrafındakilerin ona duyduğu saygı kadardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder