Bu Blogda Ara

4 Aralık 2012 Salı

Dünyanın sonu ekonomisi...

           Bir haber düşünün ki; bu güne kadar uğrunda yaptığınız her şey anlamsızlaşıyor. Yaşamın değeri Zimbabve doları kadar ve bu durum karşısında size ne yapacağınız öğretilmeye çalışılıyor.
İşte bu noktada bir dur deyip olaylara dingin halde bakmak gerekiyor. Maya takvimine göre biten tarihten yola çıkarak dünyanın yok olacağını efsanesini türetip, milyon dolarları cebe indirenler sanırım bu efsaneye pek inanmıyorlar. Ve ya, 2012 filminde olduğu gibi yüzen saraylarda Britiş kraliçesiyle birlikte seyahat bileti mi almışlar?
Belgesel kanallarında dünyanın sonu yaklaştığında nasıl davranmanız gerektiği programlarını izlemeye başlayınca anladım ki, dünyanın sonunu değil ama bizi soymanın başka bir yolunu buldu bu adamlar. Aralık ayı içinde dünyanın sonu partileri verilip keyif eşliğinde şişesi bilmem kaç bin dolarlık(ama Zimbabve doları değil bu baya ABD doları) şarapları içip eylenenlere son falan yok arkadaş. Dünyanın başlangıcı gelmemiş diğer fakir kesimler için zaten başlangıç olmadığına göre, dünyanın sonunda kim yok olacak?
Bu işin esası ruhani figürlerin biblolarını yapıp satmaya benziyor. Her şeyden üstün, doğa  üstü ama Made in China aldığın yere göre 1 ya da 5 lira.

3 Aralık 2012 Pazartesi

Dünyaya kahraman olmak için gelmişim...

    Bir duygu alabildiğine derin ve eski, ben dünyaya kahraman olmak için gelmişim. Kalbim büyük ve derinlemesine sevgi dolu.
    Nesin, kimsin, neredensin?  Anlamsız!  O kalpte yerin var!
    Kahramanlığa olan açlığım beni her zaman fedakâr ve yardımsever yapıyor. Aslına bakılırsa bundan hoşlanmıyor değilim. Olaylar karşısında tepkisiz kalmaktansa harekete geçmek her zaman daha iyidir. Hayatta sıfır olmaktansa rakam olup işlemlerin sonuçlarını etkilemek var olduğunun kanıtıdır. O zaman sende var ol!
   Kahramanlığın tarihçesi biraz karmaşık, aptallık ile yiğitliğin ortasında bir yerlerde. Ya da aptallığın bir adım ötesinde.
   Tanımı her ne olursa olsun tepkisiz ve işlevsiz hayatı sürdürmektense, toplumda bir rolü benimsemek doğanın olağan akışında kendinize yer edinip hayatınıza bir anlam yüklemek bunları yapmamaktan daha iyidir. Kahramanlığı seçen kişiye aptal diyebiliriz. Evet. Fakat sen sıfır çarpımda yutan eleman tüm hayatını başkalarının enerjilerini tüketerek asalak olarak yaşamına devam edebiliyorsun. İnsanlar seni sırtlarından attıklarında bir hiçsin! Şimdi söyle bana ben aptalım! Sen zeki misin?